“Beklemek mi, beklememek mi, işte bütün mesele bu!” Sahne sahne dolaşarak Godot’yu Beklemezken oyununu sergileyen iki oyuncunun yolculuğuna eşlik etmeye hazır mısınız? Peki ya adalet gerçekten bekleyerek mi gelir? Yoksa adalet, ancak harekete geçildiğinde, söz alındığında ve birlikte üretildiğinde mümkün müdür? Bu yolculuk boyunca siz sevgili seyirciler de bu soruların tanığı ve ortağı olacaksınız. Samuel Beckett’in absürd tiyatronun başyapıtlarından biri olan Godot’yu Beklerken oyunundan ilham alan Tiyatro Boyalı Kuş, yaşamın varoluşsal sorularını bu kez adalet kavramı üzerinden yeniden düşünmeye davet ediyor. Godot’yu Beklemezken, feminist mizahın dönüştürücü gücünden yararlanarak adaleti yalnızca hukuki bir kavram olarak değil; eşitlik, görünürlük, temsil ve söz hakkı mücadelesi olarak ele alan cesur bir yeniden yorumdur.
